Ozon Tedavisi – Doktor Ozon

BÖBREK KANSERİ

Posted on: Aralık 3, 2010

Böbrek kanseri (renal hücreli kanser, adenokarsinom) böbrek içinde yer alan ufak idrar kanalcıklarının içini döşeyen epitel hücrelerinden kaynak alır. Böbrek içindeki yaklaşık 1 miilyon adet küçük süzgeçlerden kan içindeki maddeler süzülür. Bu sıvı, böbrek içinde yer alan ufak kanalcıklardan geçerken vücut tarafından yeniden emilir ya da fazla maddeler atılır ve sonunda dışarı attığımız net idrarı oluşturur. Oluşan idrar böbrekteki toplayıcı havucukların kanalıyla ana havura (pelvis) ve oradan da üreter isimli kanal ile bir sure depolanacağı mesaneye (idrar torbasına) iletilir.

Böbrek kanseri de denilen adenokarsinom, küçük idrar kanalcıklarından (tübül) kaynaklanırken, böbrekteki havuz ve üreter kanalından kaynaklanan değişici epitel hücreli kanser adı verilen farklı bir formu da gelişebilir.

Sigara ve aşırı ağrı kesici kullanımı böbrek kanser riskini arttırır

Böbrek kanser gelişiminde risk faktörleri:
Sigara kullanımı
Uzun süreli yüksek dozda ağrı kesici kullanımı
Genetik (Heredite) risk.
Örneğin: von Hippal Lindau Semdromu veya herediter papiller renal hücreli kanser gibi böbrek kanseri tanımlanmıştır.

Böbrek kanserinde en sık karşımıza çıkan klinik belirti idrarda kanama ve karında ele gelen sert kitledir.

Sıklıkla idrarda kanama, karında kitle gibi belirtilerin yanında diğer belirtilere de neden olabilir. Erken evredeki böbrek kanserlerinde genellikle hiçbir belirti olmamaktadır. Ve bu hastaalr genelde başka nedenlerle yapılan ultrasonografi ya da radyolojik tetkikler sırasında rastlantısal olarak tanınır.
Aşağıdaki bu belirtilerde böbrek tümörü yönünden değerlendirme gereklidir.
• İdrarda kanama
• Karında ele gelen sert kitle
• Böbrekte uzun süreli ve geçmeyen ağrı
• İştah kaybı
• Kilo kaybı
• Kansızlık (anemi)

Böbrek kanserinin değerlendirilmesinde ve teşhisinde batın ve böbreklerin incelenmesi gereklidir.

Bu incelemeler
• Fizik muayene ve hikaye: Ailede böbrek kanseri hikayesi var mı? Başka risk faktörleri var mı? Karında ele gelen kitle var mı?
• Kan analizlerinde: Böbrek kanserine eşlik etmesi beklenen belirtiler bulşunmkata mı? Anemi ya da hiperkromazi, kanda yüksek kalsiyum, karaciğer fonksiyonlarında bozulma gib.
• İdrar analizinde: İdrar da kanama var olup olmadığı ortaya konulmalı.
• Ultrasonografi: Böbreklerin ultrasonografi ile değerlendirilmesi ilk planda en önemli tanı yöntemini oluşturmaktadır. Şüphe edilen kitle (Şekil-1) genellikle Doppler ultrasonografi ya da ideal oalrak bilgisayarlı tomografi ile ya da manyetik rezonans (MR) görüntüleme ile kesinleştirilir (Şekil-2).

Şekil-1: Böbrekte şüpheli kitle görünümü. Böbrek tümörü

 

Şekil-2: Bilgisayarlı tomografi ile yapılan değerlendirmede ortaya konulan böbrek kanseri (sarı ok ile gösterilmiş)

Bilgisayarlı tomografi: Enine kesitlerle tüm karın içi organalrın aynı anda değerlendirilmesini sağlamaktadır. Ayrıca özellikle damardan verilen kontrast madde ile, böbrekte ultrasonografi ile belirlenen kitlenin o kontrast maddeyi tutup tutmadığı ile kitlenin damarsal zengiliği açısından da fakir edinilir. Ayrıca kitlenin böbrek içindeki lokalizasyonu, ebadları kesin olarak vurugulanırken, bunların detayı planlanacak cerrahi tedavi açısından önemlidir. Böbrek kenarına doğru, ana damarlarla yakın ilişkisi olmayan sınırlı bir tumor kitlesinde sadece tümörün alınarak geride kalan sağlam böbrek dokusunun kurtarılması çok önemlidir. Özellikle iki taraflı böbrek kanseri vakalarında gerideki sağlam böbrek dokusunun kurtarılması hastanın diyalize ihtiyaç göstermemesi için hayati önem taşımaktadır (Şekil-3).

Şekil-3: Her iki böbrektede kanser olan hastanın (mavi oklar) değerlendirilmesinde laparoskopik cerrahi ile sadece tümörlü alanın uzaklaştırlmasının değerlendirilmesi
ve sağlam böbrek dokusunun bırakılamsının planlanması önemlidir.

MR Görüntüleme: Özellikle bilgisayarlı tomografinini kullanılamadığı bazı durumlarda teşhis ve az once sözü edildiği gibi, tümörün böbrek içindeki damarsal yapılarla olan ilişkisini değerlendirmede yardımcıdır.
• Biopsi: Bazı vakalarda teşhis konusunda çok şüphe varsa gündeme gelebilir ve genellikle bilgisayarlı tomografi rehberliğinde yapılabilir. Ancak biopsinin değerlendirmede sıkıntıları vardır. Bunlardan en önemlisi patolojik değerlendirme için alınan materyal genellikle yeterli olamamakta ve bu nedenle de teşhiste kesinlik söz konusu olmamaktadır.

Günümüzde yaklaşım bilgisayarlı tomografi ya da MR görüntüleme ile böbrek tümörü tanısı almış bir hastaya cerrahi eksplorasyonu uygulamak ve cerrahi eksplorasyon sırasında değerlendirme ile kesin tanıyı koyarak cerrahi tedaviyi tamamlamaktır.

Prognozu (gelecekteki hastalığa bağlı yaşam süresini) ve nasıl bir tedavinin uygulanması gerektiğini etkileyen faktörler vardır.

Bu faktörlerin başında
• Hastalığın klinik evresi
• Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gelir

Böbrek kanserinin klinik durmunun, gelişiminin ne derecede olduğunun kolaylıkla anlaşılması ve tedavilerinin planlanması için evreleme sistemi kullanılır. Evreleme sisteminde en önemli parametreler tümörün boyutları ve tümörün böbrek ve çevre dokusu ile olan ilişkisi yanında uzak dokulara yayılıp yayılmadığıdır. Büyük boyutlardaki (Şekil-4) ve uzak organlara yayılmış böbrek kanserinin tedavisinde laparoskopik cerrahiden çok açık cerrahi tercih edilebilir.

 

Şekil-4: Tümörün boyutları açısından oldukça ileri aşamada ve büyük olan (kırmızı ok ile gösterilen kırmızı daire) bir böbrek kanseri görüntüsü, normal böbrek dokusu (mavi ok)

Böbrek Kanseri Evreleri Nelerdir?

Evre-T1a Böbrekte sınırlı (böbrek kapsülünü aşmamış) 4 cm.’den küçük tumor
Evre-T1b Böbrekte (böbrek kapsülünü aşmamış) 4-7 cm arasında ebadları olan tümör

Evre-T2 Böbrekte sınırlı (böbrek kapsülünü aşmamış) ancak 7 cm.den büyük tümör

Evre-T3a Böbrek kapsülünü aşmış ve böbreküstü bezine sirayet etmiş tümör
Evre-T3b Böbrek kapsülünü aşmış ve böbrek toplar damarına sirayet etmiş
Evre-T3c Böbrek kapsülünü aşmış ve büyük ana toplar damarda tümör dokusu

Evre-T4 Böbrek etrafındaki yağ dokusunu saran zarı (Gerota fasiyası) aşmış

Evre 1 ve 2 olan böbrek tümörlerinde böbrek ve çevre yağ dokusu ile tamamen çıkartılması (Radikal Nefrektomi) artık hemen hemen tüm vakalarda laparoskopik olarak yapılmaktadır. Laparoskopik cerrahi konusunda oldukça ileri merkezlerde Evre-3 olgularda da laparoskopik cerrahi uygulanmaktadır.

Böbrek kanseri (Adenkarsinomu) kemoterapiye ve radyoterapiye dirençlidir. Bu nedenle tek tedavi yaklaşımı radikal nefrektominin uygulanmasıdır.

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

www.drozon.com

Kategoriler

Kategoriler

Arşiv

Aralık 2010
P S Ç P C C P
« Tem   Kas »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blog İstatistikleri

  • 34,383 kişi

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

RSS www.HepsiBorsa.com

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
%d blogcu bunu beğendi: