Ozon Tedavisi – Doktor Ozon

TİROİD KANSERİ

Posted on: Aralık 3, 2010

TİROİDİN KANSERLERİ

Tiroid kanseri, tiroid bezinin hücrelerinden köken alan bir kanserdir. Bu kanser, diğerlerine göre çok daha az görülür ve hastalığın seyri oldukça iyidir. Eğer doğru tanı ve tedavi uygulanırsa hastalık tamamen ortadan kaldırılabilir. Böylece kişi, uuzn süre yaşayabilir. Toplumda görülme sıklığı %4.2′dir. Hayat boyunca kadınlarda tiroid kanseri riski yaklaşık %0.7, erkeklerde ise %025′tir. Bu yüzdelerden de anlaşılacağı gibi az rastlanan bir kanserdir. A.B.D’ de her yıl 12 bin yeni tiroid kanseri vakası ortaya çıkmaktadır.

Tiroid kanseri, tek tip değildir. Sıklık sırasına göre papiller kanser, folliküler kanser, medüller kanser ve anaplastik kanser olmak üzere 4 gruba ayrılır.

TİROİD KANSERİ TİPLERİ

Papiller kanser: Genellikle iyi seyreden bir kanserdir. Bütün tiroid kanserlerinin %80′ine yakını papiller kanserdir. Belirti vermeyebilir ve uzun yıllar tiroid bezinde kalabilir. Hastanın bu durumda hiçbir şikayeti olmayabilir. Her yaşta görülebilir ve gençlerde daha iyi seyreder. En sık 40′lı yaşlarda ortaya çıkar. Vücudun başka organlarına yayılabilir. Bu durumda hastalığın seyri daha kötüdür.

Folliküler kanser: Papiller kanserden sonra en sık görülen tiroid kanseridir. Fakat görülme sıklığı papillere göre oldukça azdır. Bu kanser de yayılabilir. Sıklıkla tiroid bezinin zarına ve damara yayılır. Eğer zara yayılma gösteriyorsa seyri damara yayılana göre daha iyidir. Bu kanser tipi en sık akciğer ve kemiğe yayılır. Ayrıca komşu yapılara, örneğin nefes borusuna yayılma ihtimali vardır. En sık 50 yaşından sonra ortaya çıkar. Folliküler kanser, daha hızlı seyreder, tekrar etme ihtimali fazladır.

Medüller kanser: Tiroid bezi kalsitonin hormonu salgılar. Bu olayı tiroid bezindeki C hücreleri gerçekleştirir. Bu yüzden bu hormonun salgısı kanser vakalarında artmıştır. Bu kanserde tiroid bezinin çıkarılması gerekir. Eğer lenf bezlerine de yayılım yapmışsa, bu bezler de ameliyatla çıkarılır. Yukarıdaki iki kanserden daha az sıklıkta görülür. Hastaların yaklaşık 1/4′ünde ailesel geçiş vardır. Yani ailesinde medüller tiroid kanseri olanlarda risk artmıştır.

Anaplastik kanser: En az görülen tiroid kanseri tipidir. Çok hızlı seyreder. Tiroiddeki kitle hızlı gelişir ve büyür. Solunumu güçleştirdiği durumlarda soluk borusunun çıkarılması gerekebilir. Radyoterapi ve kemoterapi uygulanır.

TİROİD KANSERİNİN NEDENLERİ

Nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Fakat yapılan araştırmalara göre bazı radyoaktif maddelere maruz kalan kişilerde tiroid kanseri görülmüştür. Bu maddelerden en önemlisi uranyumdur. Örneğin Çernobil’deki nükleer santral kazasıyla beraber bu bölgede yaşayan kişilerde tiroid kanseri görülme sıklığı artmıştır. Bazı tiroid kanserlerinde ise genetik mutasyonların rol oynadığı düşünülmektedir.

Sık karşılaşılan sorulardan birisi tanı sırasında ya da tedavide kullanılan bazı radyoaktif maddelerin kansere neden olup olmadığıdır. Bu amaçla kullanılan maddelerin miktarları oldukça azdır. Vücuttan atılma süreleri ise çok daha kısadır. Bu yüzden kansere neden olmazlar.

TİROİD KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Tiroid kanserlerinin birçoğunda hiçbir şikayet olmaz. Hastalık herhangi bir belirti vermez. Bazı vakalarda lenf bezleri büyümüş ya da boyunda kitle meydana gelmiştir. Hastaların az bir kısmında ise boğazda sıkıntı hissi, ağrı, nefes almada güçlük çekme, ses kısılması, yutma güçlüğü olabilir. Fakat dediğimiz gibi bunlar hastaların az bir kısmında görülür. Birçok tiroid kanseri belirti vermez. Hatta tanı anında hastaların bir kısmında başka organlara yayılma saptanır.

TİROİD KANSERİ TANISI NASIL KONUR?

Öncelikle kandaki hormonların miktarını belirlemek için testler yapılır. Hormon değerleri yüksek çıksa da çıkmasa da diğer tetkiklerin yapılması gerekir. Çünkü bazı tiroid kanserlerinde bu değerler yüksek bazılarında ise normaldir.

Yapılan ultrasonografi ile tiroiddeki kitle görülür. Fakat bu kitlenin kanser olup olmadığı anlaşılamaz. Tanıyı kesin koymak için biyopsi almak gerekir. Ayrıca tiroid kanseri tanısında en önemli tetkiklerden birisi olan sintigrafi uygulanır. Kitle ya da nodülün görüntüsü hakkında bilgi verir. Bunun dışında ince iğne aspirasyon biyopsisi dediğimiz yöntem uygulanır. Tiroidde görülen bütün kitlelere bu yöntem uygulanır. Oldukça değerlidir. Bir hasta için en az 5 kere uygulanması tanının doğruluğu açısından önemlidir.

Kanserin tipinin kötü olması, tümörün yayılım göstermesi, çapının büyük olması (>1cm), tedavinin geç başlaması hastalığın seyrinin kötü olmasına yol açar. Tümör tek bir odak halinde ise, yayılmamışsa, çapı küçükse hastalığın seyri daha iyidir.

Tiroit kanserlerinin görülme oranı nedir ve diğer kanserler gibi tehlikelimidir?

Türkiye’de tam olarak yapılmış bir çalışma yoktur. Ancak diğer ülkelere göre ( örneğin Japonya ) çok rastladığımız söylenemez. Amerika’da 1996 yılında yapılan bir çalışmada her yıl 16.500 yeni tiroit kanseri saptandığı belirtilmektedir. Diğer bir deyişle her 100.000 kişiden 4’ünde yeni tirot kanseri ortaya çıkmaktadır. Tiroitte görülen kanserlerin büyük kısmının seyri oldukça iyidir. İyi seyirli kanserlerin tüm tiroit kanserlerinin % 85’ini kapsadığı göz önüne alınırsa ve hastalar zamanında ve uygun bir şekilde tedavi edilirse hastalıktan tam olarak kurtulma şansı diğer birçok kanserle göre kıyaslanmayacak kadar yüksektir. Tiroitle uğraşan hekimlerin hemen tamamının inandığı bir deyiş vardır

İyi ve kötü seyirli kanserler nelerdir?

İyi seyirli kanserler grubunda papiller ve foliküller tiroit kanserleri vardır. Bunlarda hastanın ve kanserin özelliğine göre düşük ve yüksek riskli olarak iki alt gruba ayrılır. Bu alt grupların ayrımını yapabilmek için birçok sınıflama geliştirilmiştir. Burada en çok kullanılan sınıflama verilecektir. Yüksek risk; hastalarda kansere bağlı yaşam süresinin daha düşük olduğunu belirten bir terimdir.

Tablo: İyi seyirli kanserlerde yüksek riskli ve düşük riskli hastaların ayırımı

Yüksek riskli hastalar

  • 40 yaşın üstündeki erkekler
  • 50 yaşın üstündeki kadınlar
  • Uzak bölgelere yayılma var
  • Tiroidin yanındaki dokulara yayılma var
  • Kanser çapı 5 cm. den büyük

Düşük riskli hastalar

  • 40 yaşın altindaki erkekler
  • 50 yaşin altindaki kadinlar
  • Uzak bölgelere yayılma yok
  • Tiroidin yanındaki dokulara yayılma yok
  • Kanser çapı 5 cm. den küçük

Özellikle genç hastalarda ve kanser çapının 1-1.5 cm.den küçük olması durumlarında uygun bir tedaviyle tam kür elde edilebilmektedir. Diğer bir deyişle bu hastaların tamamına yakını kanserden kurtulabilmektedir

Kötü seyirli kanserlerden anaplastik kanser adı verilen bir grup oldukça kötü seyreder ancak bu kanserin görülme sıklığı oldukça düşüktür. Kötü seyirli sayılabilecek bir kanser türüyse medüller kanser’dir. Bu kanser tipi erken devrede yakalanabilirse kür şansı oldukça yüksektir. Belki de tiroit kanserleri içinde nedeni iyi bilinen bir gruptur. Bazı testlerle henüz kanser oluşmadan kanser potansiyeli olan hastalar belirlenebilmektedir.
İyi ve kötü seyirli kanserler arasında kalan bir başka gruba Hurthle hücreli kanserler adı verilmektedir. Oldukça ender görülen bu gruba ameliyattan önce tanı konması genellikle güçtür. Erken yakalanmış olgularda uygun tedaviyle çok uzun yaşam süreleri elde edilebilmektedir. Bunların dışında tiroidin çok ender görülen kanserleri de vardır. Bunların içinde ise en önemli kısmı tiroidin lenfomaları oluşturur. Lenfomalar beyaz kan hücrelerinden olan lenfosit adı verilen hücrelerden gelişen kanserlerdir.

Tiroit kanserlerine yol açan faktörler neler olabilir ?

Bir çok faktör sorumlu tutulmaktadır. Bunlar içinde en iyi bilineni boyuna yapılan şua tedavisidir. Başta ABD olmak üzere batılı ülkelerin bir kısmında bademcik iltihabı gibi hastalıkların tedavisinde şua ( ışın tedavisi ) kullanılmaktaydı. Ancak bu hastaların küçümsenmeyecek bir kısmında tiroit kanserinin geliştiği saptandı ve son yıllarda bu gibi hastalıklarda bu uygulamadan vazgeçilmiştir. Bunun dışında iyot miktarının rolü olduğuna inanılmaktadır. Örneğin iyot azsa tiroit az hormon üretecek ve TSH salgısı artacaktır. TSH tiroidi büyütürken başka faktörlerin de devreye girmesi ile kanser gelişebilecektir. Neden ne olursa olsun, sonuçta değinilen faktörlerin tiroit hücresinin genetik şifresini değiştirdiği ve bu bu hücrenin kontrolsüz olarak çoğalması sonucu kanser geliştiği kabul edilmektedir.

Tiroit kanserlerinin oluşmasında genetik değişikliğin önemi var mıdır ?

Son zamanlarda kamuoyunu da yakından ilgilendiren genetik çalışmalar, genetik yapıda oluşan değişikliklerin bazı kanserlere neden olduğunu açık olarak göstermiştir. Bu çalışmalarda en iyi modellerden birisi tiroittir. Tiroit kanserlerinde bir dizi genetik değişikliğin olduğu gösterilmiş olmasına karşın tanı ve tedavide tam etkin olduğunu söylemek mümkün değildir. Gen haritasının tamamlanması ile bu konudaki gelişmelerin hızlanacağı belirgindir. Papiller ve medüller kanserlerde ret adı verilen bir gende değişimler (mutasyon) olduğu saptanmıştır. Örneğin Çernobil nükleer kazasının olduğu bölgedeki çocuklarda ret genindeki değişikliklerin sıklığı artmıştır. Sonuçta bu bölgede papiller kanser görülme sıklığı önemli oranda fazlalaşmıştır. Ret geninin esas önem kazandığı kanser türü tiroit medüller kanseridir.

Medüller kanser için başka neler söylenebilir?

Medüller kanser iki ayrı grupta incelenebilir. Birincisi tek tek olgular halinde görülmesi. Buna sporadik medüller kanser adı verilir. Genellikle nodül nedeniyle biyopsi yapılması veya ameliyattan sonra çıkarılan tiroidin incelenmesi sonucu tanı konulur. İkinci grup ise ailevi medüller kanser adını alır. Aynı ailede birden fazla bireyde ortaya çıkabilir. Bu grupta ise medüller kanserle beraber diğer salgı organlarına ait bir hastalık veya tümör olabilir. En sık görülen; medüller kanser, böbrek üstü bezinin tümörü ve paratiroide ait hastalıktır. Ailevi medüller kanserler başta olmak üzere medüller kanserlerin bir kısmında genetik bir bozukluğun olduğu saptanmıştır. Ret adı verilen bir genin herhangi bir nedenle yapısında değişme olmakta (mutasyon) ve bu genin aşırı çalışması sonucu ailevi kanser ortaya çıkmaktadır. Ailesinde medüller kanser olan bireylerde ret genine ait değişikliklerin gösterilmesi, o bireylerin ilerde büyük olasılıkla kansere yakalanacağını göstermektedir. Örneğin 3-4 yaşındaki bir çocuğun annesinde medüller kanser varsa ve bu çocukta ret geninde değişim saptanmışsa, ameliyatla bu çocuğun tiroidinin tamamının çıkarılması çocuğun ileride medüller kanser olmasını önler.

TİROİT KANSERLERİNİN TEDAVİSİ

Genel olarak tanısı konmuş tüm tiroit kanserlerinde ilk basamak tedavi cerrahi tedavidir. Önerilen yöntem ise total tiroidektomi dediğimiz, tiroidin tamamının çıkarılmasıdır. Bu yöntem, gözle görülebilir tüm tiroit dokusunun çıkarılması olarak da tanımlanabilir.

İyi seyirli kanserlerde de ( papiller ve foliküler ) bu yöntem kullanılır mı?

Prensip olarak tüm kanserlerde tiroidin tamamının çıkarılması kabul edilir. Bu prensip doğal olarak iyi seyirli kanserler için de geçerlidir. Çünkü iyi seyirli kanserlerin oldukça önemli bir kısmında tümör tiroit içinde birkaç noktada birden gelişmiş olabilir. Geride tiroit dokusu bırakılırsa bu doku da çok küçük de olsa tümör kalmış olabilir. Bu tip tümörler çok az oranda da olsa ileride kötü seyirli anaplastik kansere dönebilmektedir. Yine bazı iyi seyirli kanserler yüksek riskli alt gruba girmiş olabilir ( Tablo-3 ) ve bu hastalarda tedavinin tam başarılı olabilmesi için ameliyattan sonra radyoaktif iyotla radyasyon tedavisi gerekebilir. Bunun da etkili olabilmesi için geride hiç tiroit dokusu kalmamış olması tercih edilir. Diğer yandan ameliyat olan hastaların takibinde kan tiroglobulin seviyesinin izlenmesi önem kazanır. Eğer tiroidin tamamı çıkarılmamışsa bu testin değeri oldukça düşmektedir. Tiroidinin tamamı çıkarılmış olan hastalarda tiroglobulin değeri yüksek olarak ölçülürse hastada tümörün tekrarladığı veya başka yerlere yayıldığı ( metastaz ) anlamı çıkabilir ve gerekli tetkiklerin yapılması ve başka tedavi yöntemlerinin gündeme gelmesine olanak sağlar. Dolayısıyla tanısı belli olan iyi seyirli kanserlerde ideal tedavi tiroidin tamamının çıkarılmasıdır.

Bu durumun istisnaları var mıdır?

Bunu bir örnekle açıklamakta yarar vardır. Tiroidin de var olan nodül veya nodüller nedeniyle ameliyatına karar verilmiş olan genç bir hastayı ele alalım. Ameliyat öncesi yapılan araştırmalarda kanser için herhangi bir ip ucu bulunmamışsa; birçok cerrah tiroidin tamamını çıkarmaktan kaçınır ve bu hastaya da tiroidin tamamının çıkarılmadığı yöntemlerden birini uygular. Çıkarılan parçanın kesin incelenmesi sonucunda hastada iyi seyirli papiller veya foliküler kanser olduğu saptanmış olsun. Bu durumda ne yapılmalıdır sorusunun yanıtı halen tartışılmaktadır. Tablo-3’de görüldüğü gibi hasta düşük yada yüksek risk grubunda olabilir. Düşük risk grubunda olan hastaların izlenmesi bir ölçüde kabul edilebilir. Ancak yüksek risk grubunda olan bir hastanın yeniden ameliyat edilerek geride kalan tiroit dokularının olabildiğince çıkarılması gereklidir. Çünkü bu hastaların büyük olasılıkla radyoaktif iyot tedavisine gereksinimleri olacaktır. Daha önce de değinildiği gibi etkin bir radyasyon tedavisi için geride doku kalmamış ya da çok az kalmış olması tercih edilmektedir.

İyi seyirli kanserlerin hepsinde radyoaktif iyot vermek gerekir mi?

Biraz önce de değinildiği gibi düşük riskli hasta gruplarında tiroidin tamamı çıkarılmışsa veya kanser çapı 1-1.5 cm’den küçükse çoğunlukla bu tedaviye gereksinim olmadığı söylenebilir. Ancak yüksek riskli hastalara bu tedavinin verilmesi uygun olabilir. Hangi hastaya ne zaman ve ne dozda radyoaktif iyot verileceği, esas olarak ameliyattan 4-6 hafta sonra yapılacak tetkiklerle belirlenmesi daha uygun bir yol gibi görülmektedir.

İyi seyirli kanserlerde ameliyattan sonra tiroit hormonu verilir mi? Niye?

Bu hastalara tiroit hormon tabletleri verilmesi genel kabul görmüştür ve iki nedeni vardır.

  1. Bu hastaların tiroitlerinin tamamı veya büyük bir kısmı çıkarıldığından hastalarda hormon eksikliği yani az çalışan tiroide bağlı yakınmalar olacaktır. Dolayısıyla tiroit hormon tedavisi verilmelidir.
  2. Tiroidin tamamı veya büyük bir kısmı çıktığından kanda T3 ve T4 hormonu ileri derecede azalacaktır. Daha öncede değinildiği gibi bu durum hipofizi uyararak TSH hormonunun artımına yol açacaktır. TSH’nın artması ise kalan tiroit dokusunu büyütecek ya da geride gözle görülemeyen kanser dokusu kalmışsa bunu uyararak büyümesine neden olacaktır. Dolayısıyla TSH’nın yükselmesini önlemek için bu hastalara tiroit hormon tabletleri verilmelidir. Verilecek doz kan TSH düzeylerine göre ayarlanır.

Boyun lenf bezlerine sıçramış kanserlerde ek bir cerrahi işlem gerekir mi?

Evet, kanser kendi veya karşı taraftaki lenf bezlerine sıçramışsa o bölgedeki lenf bezlerinin aynı seansda veya daha sonra çıkarılması gerekebilir. Özellikle medüller kanserlerde lenf bezlerine yayılma çok sık olduğundan boyunda ele gelen lenf bezi olsun olmasın kanserli tarafta ki boyun lenf bezlerinin çıkarılması önerilmektedir.

Kötü seyirli kanserlerde tiroidin tamamının çıkarılması şart mıdır?

Evet, özellikle medüller kanserlerde iyi bir yaşam elde edilebilmesinin ilk şartı budur. Anaplastik kanserlerde ise mümkün olan en fazla dokunun çıkarılmasına çalışılmalıdır.
Tiroit kanserlerinde ameliyat dışında ek bir tedavi gerekir mi?

İyi seyirli kanserlerde kemoterapi denen ilaç tedavisinin fazla yararlı olmadığı bilinmektedir. Ancak yüksek riskli iyi seyirli kanserlerde daha önce de değinildiği radyoaktif iyotla radyasyon tedavisi gerekli olabilir ve alınan sonuçlar çok yüz güldürücüdür. Bu grupta dışarıdan verilen radyasyon tedavisi (şua tedavisi) çok sınırlı durumlarda yararlı olabilmektedir. Örneğin cerrahi yolla çıkarılamayan kemik ve beyine yayılmış kanserlerde bu yöntemle bazı yararlar elde edilebilmektedir. Medüller ve anaplastik kanser gibi kötü seyirli kanserlerde ise radyoaktif iyot tedavisinin faydası yoktur. Medüller kanserlerde gerek kemoterapinin gerekse şua tedavisinin çok yararlı olmadığı, bazı özel durumlarda verilebileceği genel kabul görür. Dolayısıyla bu hastalarda en etkin tedavi yolu iyi bir cerrahi tedavidir. Anaplastik kötü seyirli kanserlerde ise ameliyat öncesi ve/veya sonrası kemoterapi ve şua tedavisinin beraber yapılması ile hastaların yaşam sürelerinin bir miktar uzatılabildiği gösterilmiştir.

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

www.drozon.com

Kategoriler

Kategoriler

Arşiv

Aralık 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Tem   Kas »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Blog İstatistikleri

  • 24,891 kişi

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

RSS www.HepsiBorsa.com

  • Bir hata oluştu; besleme kapalı gibi görünüyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: